Rahim Ağzı Kanseri - Op.Dr. Selin Çetinkal

Rahim Ağzı Kanseri

Rahim Ağzı Kanseri

Kadın üreme sisteminin en sık görülen ve ne yazık ki en çok endişe uyandıran hastalıklarından biri rahim ağzı kanseridir (serviks kanseri). Ancak rahim ağzı kanserini diğer pek çok kanser türünden ayıran çok benzersiz ve umut verici bir özellik vardır: Bu hastalık, düzenli tarama testleri ve aşılama sayesinde dünyada %100’e yakın oranda önlenebilen tek kanser türüdür. Buna rağmen, kulaktan dolma bilgiler ve muayene korkusu nedeniyle taramaların aksatılması, hastalığın erken evrede yakalanma şansını azaltabilmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri (Serviks) Nedir?

Rahim ağzı kanseri, rahmin hazneye (vajinaya) açılan ve “serviks” adı verilen alt kısmındaki hücrelerin kontrolsüz ve anormal bir şekilde çoğalmasıyla meydana gelen malign (kötü huylu) bir hastalıktır.

Bu kanserin arkasındaki temel neden, vakaların %99’undan fazlasında tespit edilen HPV (Human Papilloma Virus – İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonudur. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri (Tip 16, 18 vb.), rahim ağzı hücrelerine yerleşerek yıllar içinde hücresel bozulmalara (CIN lezyonları) neden olur. Eğer bu süreç erken dönemde fark edilip tedavi edilmezse, lezyonlar zamanla rahim ağzı kanserine dönüşebilir.

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Rahim ağzı kanserinin en tehlikeli yönü, özellikle erken evrelerde ve kanser öncüsü (prekanseröz) dönemde hiçbir belirti vermemesidir. Hastalık ancak ilerleyen evrelerde çevre dokulara yayıldıkça şu semptomlarla kendini gösterir:

  • Düzensiz Vajinal Kanamalar: İki adet dönemi arasında meydana gelen beklenmedik kanamalar veya menopoz sonrası dönemde aniden başlayan vajinal kanamalar en belirgin uyarıcıdır.
  • İlişki Sonrası Kanama (Postkoital Kanama): Cinsel ilişkiden hemen sonra görülen, ağrılı veya ağrısız lekelenme tarzındaki kanamalar rahim ağzındaki doku hassasiyetinin en önemli işaretidir.
  • Kötü Kokulu Vajinal Akıntı: Normal akıntılardan farklı, pembe-kahverengi renkli, et suyu görünümünde ve oldukça ağır, kötü kokulu vajinal akıntı.
  • Pelvik ve Kasık Ağrısı: Cinsel ilişki sırasında hissedilen derin ağrılar veya alt karın/kasık bölgesinde sürekli var olan künt sızılar.
  • İleri Evre Belirtileri: Tümörün mesane veya bağırsaklara baskı yapması sonucu bacak ağrıları, idrarda kan görülmesi, kabızlık veya nedeni açıklanamayan hızlı kilo kaybı.

Rahim Ağzı Kanseri Taraması Ne Zaman Yapılır?

Hastalık erken dönemde sessiz ilerlediği için tarama testleri hayati bir öneme sahiptir. Rahim ağzı kanseri taramaları, kanser henüz oluşmadan, sadece “hücresel bozulma” aşamasındayken (CIN dönemi) problemi yakalamamızı sağlar.

Rahim Ağzı Kanseri Tarama Takvimi Nasıl Olmalıdır?

  • 21 – 29 Yaş Arası: Cinsel aktif olan her kadının 3 yılda bir Smear testi yaptırması önerilir. Bu yaş grubunda HPV testi rutin olarak önerilmez çünkü genç yaşlarda HPV vücuttan çoğunlukla kendiliğinden atılır.
  • 30 – 65 Yaş Arası (En Kritik Dönem): Bu yaş grubundaki kadınlar için en güvenilir yöntem Co-test (Smear ve HPV DNA testinin birlikte yapılması) uygulamasıdır. Eğer hem Smear hem de HPV testi negatif çıkarsa, tarama 5 yılda bir güvenle tekrarlanır.
  • 65 Yaş Üstü: Son 10 yıl içindeki tarama sonuçları düzenli ve negatif olan kadınlarda tarama testleri sonlandırılabilir.

Rahim Ağzı Kanseri Teşhisi Nasıl Konur?

Rutin taramalarda (Smear veya HPV testinde) şüpheli bir durum saptandığında, kesin teşhis koymak amacıyla ileri tanı yöntemlerine başvurulur:

  • Kolposkopi Muayenesi: Rahim ağzının, ışıklı ve büyüteç benzeri özel bir mikroskop (kolposkop) yardımıyla çıplak gözle görülmeyen detaylarına kadar incelenmesi işlemidir. Bu esnada rahim ağzına özel boyalar sürülerek şüpheli alanlar netleştirilir.
  • Rahim Ağzı Biyopsisi: Kolposkopi muayenesi sırasında renk değiştiren, yapısı şüpheli görülen odaklardan milimetrik doku parçaları alınması işlemidir. Bu işlem tamamen ağrısızdır veya hafif bir sızı hissi yaratır.
  • Kesin Tanı (Patoloji): Alınan biyopsi örneği patoloji laboratuvarında incelenir. Rahim ağzı kanserinin kesin tanısı sadece patoloji raporu ile konulabilir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanser Evreleri Nelerdir?

Teşhis konulduktan sonra, doğru tedavi planını seçebilmek için hastalığın vücutta ne kadar yayıldığı (evreleme) belirlenir. Rahim ağzı kanseri temelde 4 ana evreye ayrılır:

  • Evre 1: Kanser hücreleri sadece rahim ağzı (serviks) dokusu ile sınırlıdır, çevre organlara yayılım göstermemiştir. Erken evredir ve başarı şansı çok yüksektir.
  • Evre 2: Tümör rahim ağzının dışına taşmıştır; vajinanın üst kısmına veya rahmin yanındaki dokulara (parametriyum) yayılmıştır ancak leğen kemiği duvarına ulaşmamıştır.
  • Evre 3: Kanser vajinanın alt kısmına yayılmış, leğen kemiği duvarına ulaşmış veya idrar yollarını tıkayarak böbrek fonksiyonlarını etkilemeye başlamıştır.
  • Evre 4: Hastalığın en ileri evresidir. Kanser mesane, rektum (bağırsağın son kısmı) gibi komşu organlara veya akciğer, karaciğer, kemik gibi uzak vücut organlarına sıçramıştır (metastaz).

Rahim Ağzı Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Rahim ağzı kanserinin tedavisi; hastalığın evresine, tümörün boyutuna, kadının yaşına, genel sağlık durumuna ve ileride çocuk sahibi olma isteğinin devam edip etmediğine göre multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.

Cerrahi Tedavi (Ameliyat)

Özellikle Evre 1 ve kısmen Evre 2’nin başında olan erken evre hastalarda ana tedavi cerrahidir.

  • Doğurganlığı Koruyan Cerrahiler (Konizasyon / Trakelektomi): Eğer hasta çok gençse ve bebek istiyorsa, kanser sadece rahim ağzının bir kısmının (konizasyon) veya rahim ağzının tamamının alınıp rahmin gövdesinin bırakılması (trakelektomi) yöntemiyle temizlenebilir.
  • Radikal Histerektomi (Wertheim Ameliyatı): Erken evredeki standart altın jinekolojik onkoloji ameliyatıdır. Rahmin tamamı, rahim ağzı, vajinanın üst kısmı ve pelvik bölgedeki lenf bezleri geniş bir şekilde çıkarılır.

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Özellikle ameliyat şansını kaybetmiş ileri evre hastalarda veya ameliyat sonrasında nüks (tekrarlama) riski olan vakalarda kanser hücrelerini yok etmek amacıyla yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Hem dışarıdan (eksternal) hem de vajina içine yerleştirilen aparatlarla içeriden (brakiterapi) uygulanabilir.

Kemoterapi (İlaç Tedavisi)

Kanser hücrelerini öldüren veya büyümelerini durduran güçlü ilaçların damar yoluyla vücuda verilmesi işlemidir. Genellikle radyoterapinin başarısını artırmak için radyoterapi ile eş zamanlı (kemoradyoterapi) veya uzak metastazı olan ileri evre hastalarda hastalığı kontrol altına almak amacıyla tek başına uygulanır.

Unutmayın, rahim ağzı kanseri bir günde veya bir ayda oluşmaz. HPV bulaşmasından kanser gelişimine kadar geçen süre yaklaşık 10 ila 15 yıldır. Bu uzun zaman dilimi, bizim hastalığı yakalamamız için en büyük şansımızdır. Yılda sadece 5 dakikanızı ayırarak yaptıracağınız basit bir Smear ve HPV testi, sizi bu kanserden tamamen koruyabilir. Korku veya erteleme nedeniyle hayatınızı riske atmayın; polikliniğimize başvurarak rutin jinekolojik taramalarınızı güvenle gerçekleştirebilirsiniz.

Randevu Al

Güncelleme Tarihi: 05.10.2026
Op.Dr. Selin Çetinkal
Editör
Op.Dr. Selin Çetinkal
Kadın Hastalıkarı ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Op.Dr. Selin Çetinkal Hakkımdaİletişim İletişim Whatsapp
Op.Dr. Selin ÇetinkalOp.Dr. Selin ÇetinkalKadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı
+90507 155 8600
+90507 155 8600
  1. Turkish
  2. Arabic
  3. English
  4. German
  5. Russian