İstenmeyen gebeliklerin önüne geçmek, aile planlamasını doğru yapmak ve üreme sağlığını korumak için en önemli adımlardan biri doğru korunma yöntemini seçmektir. Günümüzde modern tıbbın sunduğu, her kadının yaşam tarzına ve tıbbi geçmişine uygun pek çok farklı seçenek bulunmaktadır.
Doğum kontrol yöntemleri, gebeliğin oluşmasını önlemek amacıyla kullanılan tıbbi, mekanik veya hormonal uygulamaların tümüdür. Bu yöntemler temelde bariyer yöntemler, hormonal yöntemler, rahim içi araçlar ve cerrahi yöntemler olmak üzere 4 gruba ayrılır.
Dünyada en yaygın kullanılan hormonal korunma yöntemlerinden biridir. İçerdikleri östrojen ve progesteron hormonları sayesinde yumurtlamayı engelleyerek koruma sağlarlar.
Haplara genellikle adetin ilk günü (en geç ilk 5 günü içinde) başlanır. Her gün aynı saatte bir tablet alınması, yöntemin başarısı için kritiktir. 21 tabletlik kutularda, kutu bittikten sonra 7 gün ara verilir ve bu arada adet kanaması gerçekleşir. 28 tabletlik yeni nesil kutularda ise hiç ara vermeden her gün ilaç içilmeye devam edilir.
İlk birkaç ayda hafif mide bulantısı, baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet ve lekelenme tarzı ara kanamalar görülebilir. Nadir de olsa, özellikle sigara içen ve 35 yaş üstü kadınlarda damar tıkanıklığı (tromboemboli) riskini artırabilir. Bu nedenle doktor kontrolünde başlanmalıdır.
Hap kullanmayı unutan veya her gün ilaç yutmak istemeyen kadınlar için alternatif bir hormonal korunma yöntemidir.
Rahim içi araç (RİA) veya halk arasındaki adıyla spiral, rahim içine yerleştirilen T şeklinde küçük bir mekanizmadır. Bakırlı ve hormonlu (Mirena) olmak üzere iki çeşidi vardır.
Spiraller, günümüzdeki en etkili koruma yöntemlerinden biridir. Koruyuculuk oranı %99’un üzerindedir. Yerleştirildiği andan itibaren koruma başlar ve bakırlı spiraller 10 yıla kadar, hormonlu spiraller ise 5 yıla kadar yüksek koruma sağlar.
Spiralin hayati bir riski neredeyse yoktur. Ancak nadir de olsa yerleştirme sırasında rahim duvarının zedelenmesi veya spiralin yerinden kayması gibi durumlar yaşanabilir. Spiral takıldıktan 1 ay sonra ilk kontrol, ardından yılda bir kez düzenli jinekolojik ultrason muayenesi yapılarak spiralin yerinde olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Erkeğin cinsel ilişki sırasında kullanması gereken, spermlerin kadın rahmine ulaşmasını engelleyen mekanik (bariyer) bir yöntemdir.
Prezervatif doğru ve her ilişkide düzenli kullanıldığında %98 oranında güvenlidir. Ancak yırtılma, kayma veya yanlış takılma gibi kullanıcı hataları işin içine girdiğinde bu oran gerçek hayatta %87’lere gerileyebilir.
En Büyük Avantajı: Prezervatif, gebeliği önlemenin yanı sıra Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlara (HIV, HPV, Bel Soğukluğu, Frengi vb.) karşı koruma sağlayan tek yöntemdir.
Gelecekte kesinlikle yeniden çocuk sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için uygun olan, geri dönüşü oldukça zor kalıcı bir cerrahi yöntemdir.
Copyright 2026 Op.Dr. Selin Çetinkal. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı. Tüm Hakları Saklıdır.