Her kadının adet döngüsü kendine hastır; ancak birçok kadın için bu döngünün belirli dönemleri fiziksel ve duygusal olarak oldukça zorlayıcı geçebilir. Tıp dilinde PMS (Premenstrüel Sendrom) olarak adlandırılan adet öncesi dönemdeki değişimler ve hemen ardından gelen Dismenore, yani sancılı adet görme süreci, bir hastalık olmaktan ziyade vücudumuzun hormonal ritminin yansımalarıdır. Ne var ki, bu durumlar şiddetli yaşandığında günlük hayatı, iş ve sosyal yaşamı ciddi ölçüde sekteye uğratabilir.
Premenstrüel Sendrom, halk arasında bilinen adıyla Adet Öncesi Gerginlik Sendromu; adet kanamasından yaklaşık 7 ila 10 gün önce başlayan, kanamanın başlamasıyla birlikte hafifleyen veya tamamen kaybolan fiziksel ve psikolojik belirtiler bütünüdür.
Kadınların neredeyse %75’i hayatlarının bir döneminde hafif veya orta şiddette PMS belirtileri yaşar. Vücuttaki östrojen ve progesteron hormonlarının ani dalgalanması ve beyindeki mutluluk hormonu dediğimiz serotonin seviyesinin bu durumdan etkilenmesi, PMS’in temel tetikleyicisidir.
PMS, her kadında farklı bir yüzle ortaya çıkabilir. Belirtileri genel olarak iki grupta inceleriz:
Adet kanaması döneminde rahim bölgesinde hissedilen, bazen bele ve bacaklara vuran şiddetli kramp tarzındaki ağrılara dismenore denir. Adet döneminde rahmin iç tabakasını dışarı atabilmek için rahim kasları kasılır. Bu kasılmaları sağlayan prostaglandin adlı kimyasal maddelerin vücutta fazla salgılanması, ağrının şiddetini belirler.
Dismenoreyi tıbbi olarak iki ana gruba ayırarak değerlendiririz:
Altında yatan bir jinekolojik hastalık bulunmayan, tamamen doğal hormonal süreçlere bağlı olarak gelişen adet sancısıdır. Genellikle ilk adet görmeye başlanılan ergenlik döneminde ortaya çıkar ve yaş ilerledikçe ya da doğum yaptıktan sonra hafifleme eğilimi gösterir.
Kadının üreme organlarındaki somut bir hastalığa bağlı olarak sonradan gelişen adet sancılarıdır. Ağrı genellikle adet döneminden günler önce başlar ve kanama bittikten sonra da devam edebilir.
Sekonder dismenorenin en sık görülen nedenleri şunlardır:
Hem adet öncesi gerginlik hem de adet sancılarını modern tıbbın sunduğu imkanlar ve yaşam tarzı değişiklikleriyle daha konforlu atlatmak mümkündür.
Eğer yaşam tarzı değişiklikleri yeterli gelmiyorsa, kliniğimizde yapacağımız değerlendirmeler sonucunda şu medikal tedavilere başvurabiliriz:
Copyright 2026 Op.Dr. Selin Çetinkal. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı. Tüm Hakları Saklıdır.