Kadın sağlığını, doğurganlığı ve metabolizmayı en derinden etkileyen hormonal düzensizliklerin başında, uzun yıllardır Polikistik Over Sendromu (PKOS) olarak bildiğimiz durum gelmektedir. Son bilimsel gelişmeler, bu tablonun sadece yumurtalıkları ilgilendiren basit bir problem olmadığını, çok daha geniş kapsamlı bir metabolik süreç olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle günümüzde bu sendrom, yeni ismiyle Polikistik Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak adlandırılmaktadır.
Klasik adıyla Polikistik Over Sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluktur. Ultrason muayenesinde yumurtalıklarda “inci kolye” gibi dizilmiş çok sayıda küçük, milimetrik ve zararsız keseciklerin görülmesiyle karakterizedir.
Çünkü bu sendrom sadece yumurtalıkları etkileyen jinekolojik bir sorun değildir. Hastalığın temelinde insülin direnci, hormonal dengesizlikler, kilo kontrolü güçlüğü ve kronik hafif inflamasyon (iltihaplanma) gibi çok yönlü metabolik problemler yatar.
PMOS/PKOS, kendini sadece adet düzensizliği ile göstermez. Hormonal dalgalanmalar ve androjen (erkeklik hormonu) seviyelerinin yüksekliği nedeniyle şu belirtiler ortaya çıkar:
Yumurtalıkların etrafındaki milimetrik kesecikler nedeniyle sağlıklı bir yumurtlama gerçekleşemez. Bu durum kendini adet gecikmeleri, yılda 9 kereden az adet görme veya bazı hastalarda tamamen adetten kesilme şeklinde gösterir.
Vücutta yükselen erkeklik hormonları (androjenler) nedeniyle çene, göğüs, göbek ve sırt bölgesinde sert ve koyu renkli kıllanmalar meydana gelir. Ayrıca ciltte aşırı yağlanma ve inatçı akne (sivilce) problemleri baş gösterir.
Saçların tepe bölgesinde belirginleşen, saç tellerinin incelmesi ve dökülmesiyle seyreden erkek tipi saç dökülmesi yaşanabilir.
PMOS/PKOS hastalarının en büyük ortak şikayetlerinden biri, çok kolay kilo alıp bu kiloları çok zor vermektir. Bunun arkasında yatan temel mekanizma insülin direncidir. Vücut, şekeri enerjiye dönüştürmekte zorlanır ve yağ olarak depolar, bu da özellikle karın çevresinde yağlanmaya yol açar.
Polikistik over sendromu teşhisi alan kadınların en çok kaygılandığı konu anne olup olamayacaklarıdır.
PMOS/PKOS kesinlikle kalıcı bir kısırlık (infertilite) nedeni değildir. Buradaki problem yumurta sayısının az olması değil, aksine yumurtaların olgunlaşıp çatlayamamasıdır. Yani “yumurtlama tembelliği” söz konusudur. Doğru yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü, insülin direncinin kırılması ve gerekirse yumurta geliştirici basit tedavilerle (ovulasyon indüksiyonu) bu hastalarımızın çok büyük bir kısmı son derece sağlıklı bir şekilde hamile kalabilmektedir.
Polikistik over sendromunun tek ve mucizevi bir ilacı yoktur. Tedavi, tamamen hastanın şikayetlerine, çocuk istemine ve metabolik bulgularına göre kişiselleştirilerek planlanır.
İlaçlardan önce yapılması gereken en önemli adım beslenme düzenini değiştirmektir.
Kilo vermekte zorlanan ve insülin direnci saptanan hastalarımızda, hücrelerin şekeri doğru kullanmasını sağlayan metformin içerikli insülin duyarlaştırıcı ilaçlar veya inositol gibi destekleyici takviyeler reçete edilir.
Çocuk istemi olmayan ve şiddetli adet düzensizliği, tüylenme, akne şikayeti olan hastalarımızda hormonal dengeyi sağlamak ve rahim iç zarı sağlığını korumak amacıyla kişiye özel seçilmiş doğum kontrol hapları veya progesteron tedavileri uygulanır.
Gebelik planlayan hastalarımızda yumurtlamayı tetiklemek amacıyla ağızdan alınan haplar veya küçük dozlu iğnelerle yumurta takibi (ovulasyon indüksiyonu) ve ardından çatlatma iğnesi gerekirse aşılama tedavileri planlanır.
Copyright 2026 Op.Dr. Selin Çetinkal. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı. Tüm Hakları Saklıdır.